Annemin Kitap Zulmü
İki saattir anneme si bemolden laf anlatmaya çalışmaktan zaten tahriş olmuş enfeksiyonlu boğazım iyice sıçık oldu. (Sinirle konuşurken tiz ses çıkaran kızların sesine aslındabirkonuvar arkadaşım ve ben si bemol diyoruz.)
Kadın beni delirtti yemin ediyorum. Konu kitap okuma alışkanlığı. Az okuma çok okuma değil, insanca okuma olayları. Yıllardır zaten bu konuda husumetimiz var, az önce iyice dellendim. Bi kere kitap ayracı kullanma alışkanlığı yok, sayfaları kıvırıp kıvırıp duruyo. Ne zaman kitap okurken görsem elimde ayraçla dibinde bitiveriyorum, zorla da olsa ayraç kullandırıyorum. Gerçi çoğu zaman ayraç kitabın hemen yanında sehpanın üzerine konmuş oluyo. Bilerek mi çıldırtıyo anlamış değilim, bildiğin troll. Hadi kıvırması problem değil diyelim. Çünkü üstüne oturursun bilmemne eskisi gibi olmasa da düzleşir biraz. Kadın bi de altını çiziyo ve hatta sağına soluna not alıyo. LAN! Ya kitap o kitap, insan azıcık saygı gösterir.
Hayır bi de kitap okumak tamamen kişisel bi şey değil mi? Yani ben farklı tat alırım, öbürü değişik bi şey düşünür, şu şekil giyinir… Şimdi bu kadın (o derece sinirlendim, bu kadın filan diyorum) olur olmaz yerlerin altını çizip not alınca ne oluyo? Açıyosun kitabı okumaya başlıyosun, bi bakıyosun bi yerin altı çizilmiş, hoooooop kaldın… Acaba neden burayı çizdi, ne düşündü, sanki sonraki cümle daha güzel bilmemne diye kendini paralıyosun. O kitap okuma seansın böyle manasız duraklamalarla zırt pırt kesilince de ne kendi fikrin oluyo kitapla alakalı ne de bi bok anlıyosun. Yani annem bi kitabı çiziktirince o kitabı bloke etmiş oluyor. Ondan sonra kimse de okuyamaz. Halbuki kitabı oku, sev, sevdiklerine ver, onlar sevsin diye dua et, onlar sevince sevin, bi daha oku, başka birine ver vs.
Bana diyo ki, yaratıcı düşüncelerimi yazıyorum ne var bunda? E sıçarım yaratıcı düşüncene… Dedim ki al bi yaratıcı düşünce defteri, yaratıcı düşüncelerini ona yaz. Tutup bütün cümleleri mi alıp yazıcam diyo bana. Lan dedim sayfasını yaz, hangi cümleyi sevdiğini hatırlarsın heralde. Ayrıca benim öyle defterim var, tutup arsız gibi sayfalarca cümleleri yazmıyorum, bi kitaptan 5-6 tane hatırlamak istediğim cümle çıkıyor, onları yazıyorum.
Demin de baktım bana yılbaşında hediye ettiği kitabı okuyor. Lan bi baktım daha ilk sayfaya -ki allahtan ilk sayfada yakalamışım- yarım sayfa yazı yazmış. Sen napıyosun o benim kitabım dedim. Nolucak sen okudun diyo bana. EEE? EE AMK? Dellendim sen kasten mi yapıyosun 10 senedir söylüyorum bari benim kitaplarımı bırak dedim. İkimizin bu kitaplar diyo. Hem sen beni sınırlamış oluyosun dedi. Dedim alsam duvarlara bokumu sürsem sen de beni sınırlarsın heralde. Çok delirdim canlarım, çok.
Sonra sanki bunlar konuşulmamış ve ben delirmemişim gibi. “Yaa ben 1. baskı kitapları çok seviyorum, bu kaçıncı baskıymış?” dedi, baktı 1. baskı “Aaa bu da 1. baskıymış” diyip tik attı lan. Kaçıncı baskı olduğunu gösteren yere tik attı… Dalga mı geçiyosun dedim aldım kitabı elinden, kitabın üstüne oturdum. Tamam tamam bi daha çizmicem ver diyo. Si bemol bi şekilde takıldım bi süre. Kızdım mızdım. Tamam anladım daha yazmicam dedi. Hayır 10 senedir anlamıyon şimdi mi anladın hemen?
Bak mesela kitabı verdim ya, bitirince bakıcam kesin orası burası çizili/yazılı olucak. Anne katili diye okursanız bi yerde bilin ki bu sebepten.











