8 Ocak ulusal patik günü.
Merhaba. Tabii ki böyle bi gün yok, uydurdum. Ama bence olmalı da, sonuçta her sene 8 Ocak’ta havanın soğuk olması kuvvetle muhtemel, yani kolaylıkla patik günü yapılabilir. Neyse ulusal boyuta taşınamasa da yerel olarak, hanemiz içinde, kendi kendime bugünü patik günü olarak kutluyorum. Bu da kanıtım:

Nenelerimizin ördüğü klasik patiklerden farklı olduğunun bilincindeyim. Ama fark etmez, annemin aldığı bu civcivli komik patikle de ananemin ördüğü kimi halı desenli olan, kimi püsküllü yün patiklerin bana yaşattığı mutluluğu yaşıyorum, yeterli. Patik günü elbette ki sadece patiklerimizi giyerek kutlanan bir gün olmamalı dostlarım. Yoo hayır, patik günü sıcak bir ayaktan çok daha fazlası olmalı. (Ki bazen sıcak bir ayak da yeterince inanılmaz etkiler yapabiliyor insanın ruh hali üzerine -kız kişiler için daha çok geçerli-) Herkese göre esneklik gösterilebilecek özgür bir gün olan patik gününde şahsıma ait yapılacaklar listesi şu şekilde;
Uyanıp patiğini giydikten ve bol reçelli kahvaltını yaptıktan sonra gidip salondaki üçlü koltuğa uzan. (Bu noktada üzerine battaniye de almak vücut ısına hoş bir katkı yapabilir.) Kediniz varsa ve benimki gibi “hayvan mezarlığı” filminden fırlama değilse onu da kucağınıza alabilirsiniz, kedinin de hoşuna gidecektir. Gün içinde yemek istediğin bütün cips, çikolata ve benzeri envai çeşit ıvır zıvırı kolunun rahatlıkla uzanabileceği bir sehpaya yığmış ol. Sehpa üzerinde okumakta olduğun kitap ya da eve gelirken aldığın ama bakmaya fırsat bulamadığın dergilerini de istifle. Televizyonu aç, istediğin film, dizi ve hatta -kimseyi yargılamıyorum- evlilik programını izle. Bırak iq’un 32’ye düşsün, ayağında patik varken mutluluğun daim olacak. Gerekli yerde tv’yi kapa, kitabına bak, istersen uyu, uyan… Önemli olan şu: tembel ol. Bugün patik günü, kimse sana iş yaptıramaz.
Ben de patiğimi giydim, kahvaltımı ettim ve sıra tamamen hiç bir şey yapmamaya geldi. Çok zorlanacağımı sanmıyorum. Öperim gençler.











